İngilizce Modals

Can, could, may, might, will, would, shall, should, must ve ought to sözcüklerine modal denir.

CAN
Türkçe’ye ‘-ebilir’ ya da ‘-ebiliyor’ olarak çevrilebilen can, olumsuz kullanımda cannot olarak birleşik yazılabildiği gibi can’t olarak da kaynaştırma yapılabilir.

I can run fast.  Hızlı koşabilirim/koşabiliyorum.
Can you read that sign from this distance?  Bu uzaklıktan şu tabelayı okuyabilir misin?
Too much sun can be very dangerous.  Aşırı güneş çok tehlikeli olabilir.
Can I read your newspaper? Gazetenizi okuyabilir miyim?
Can we smoke here? Burada sigara içebilir miyiz?c
Mary can’t be rich. Mary zengin olamaz.

COULD
Her şeyden önce could, sadece geçmiş zaman için kullanılmaz. ‘Rica, öneri, izin’ gibi anlamlarda geniş, şimdiki ve gelecek zamanda da kullanılır.

My father could speak four languages. Babam dört dil konuşabiliyordu.
Could I speak to the manager, please? Müdürle konuşabilir miyim lütfen?
You could be right, I suppose. Bence haklı olabilirsin.
We could go for a drink after work tomorrow, if you like.  İstersen yarın işten sonra iki tek atmaya gidebiliriz.
MAY
Türkçe’ye ‘-ebilir’ olarak çevrilebilen may, tüm özneler için aynı olup kendisinden sonra fiilin yalın biçimi getirilerek kullanılır.

May I come in? İçeri girebilir miyim?
You may come if you wish. İstersen gelebilirsin.
If I may continue, I would like to show some more slides.
İzin verirseniz, size birkaç slayt daha göstermek istiyorum
This medicine may cure your cough. Bu ilaç öksürüğüne iyi gelebilir.
May you both be very happy! İkiniz de çok mutlu olursunuz inşallah!
May she rest in peace. Huzur içinde yatsın./Toprağı bol olsun

MİGHT 
Türkçe’ye ‘-ebilir’ olarak çevrilebilen might, kullanımı may’e benzer.Olasılık daha hafiftir. 

Might I make a suggestion? Bir öneride bulunabilir miyim?
He says it may rain tomorrow. He said it might rain tomorrow.
Yarın yağmur yağabileceğini söylüyor. Yarın yağmur yağabileceğini söyledi.

MUST 
Türkçe’ye daha çok ‘-meli, -malı, zorunda, gerekli, lazım’ olarak çevrilir ve özellikle kişinin kendi kendine bir zorunluluk getirdiği durumlarda kullanılır. Dışarıdan gelen zorunluluklarda have to tercih edilir

I must be in my shop at 09:00 every morning. Her sabah saat 09:00′da dükkânımda olmalıyım.
You must take these pills every day. Bu hapları her gün almalısın/alman lazım.
We must meet for lunch soon. Yakında öğle yemeğinde buluşmalıyız.
You must be hungry after your long walk.Yaptığın uzun yürüyüşten sonra acıkmışsındır.
You mustn’t drink when you drive. Araba kullanacağınız zaman içki içmemelisiniz.


SHALL 

Gelecek zaman durumunda kullanıldığında Türkçe’ye ‘-ecek, -acak’ olarak çevrilebilir.

We shall let you know as soon as there’s any news. Bir haber çıkar çıkmaz sana haber vereceğiz.
Shall I do the washing-up? Çamaşırı ben yıkayayım mı?
He shall do as he is told. Kendisine denileni yapacak.


SHOULD 

Türkçe’ye çoğu zaman ‘-meli, -malı’ ya da ‘…sa iyi olur’ olarak çevrilen bu sözcük, must ve have to kadar güçlü bir zorunluluk ifade etmez.

The exam is tomorrow. You should study.Sınav yarın. Ders çalışmalısın.
Should I apologize to him? Ondan özür mü dilemem gerekir?
He should stop smoking. Sigarayı bıraksa iyi olur./Sigarayı bıraksın.
I should like to make a phone call, if possible. Mümkünse telefon etmek istiyorum.
Why should he think that? Niye böyle düşünüyor ki?/düşünsün ki?
Where’s Daryl?’ ‘How should I know?’ Daryl nerede?’ ‘Ben ne bileyim?/Nereden bileyim?’

WILL
Gelecek zaman durumunda kullanıldığında Türkçe’ye ‘-ecek, -acak’ olarak çevrilir.

Clare will be four years old next month. Clare önümüzdeki ay dört yaşında olacak.
I’ll check this letter for you, if you want. istersen bu mektubu senin için kontrol ederim.
I will always love you. Seni hep seveceğim.
No one will use a dictionary during the exam.Sınavda kimse sözlük kullanmayacak.
Will you post this letter for me, please? Bu mektubu benim için atar mısın lütfen?
Fruit will keep longer in the fridge.Meyve buzdolabında daha uzun süre dayanır.

WOULD
Aşağıdaki kullanımlarından da anlaşılacağı gibi, her zaman will’in geçmiş biçimi olarak kullanılmaz

Would you pay me in cash, please? Nakit ödeyebilir misiniz lütfen?
Would you like a sandwich? Sandviç ister misiniz?
When we were children, we would go to the cinema every week. Çocukken her hafta sinemaya giderdik.
The guy on the phone had an Australian accent.’ ‘That would be Tom, I expect.’
‘Telefondaki çocuğun Avustralya aksanı vardı.’ ‘Bence o Tomdu.’

HAVE TO 
Have to, özellikle kişinin kendi elinde olmayıp da dışarıdan gelen zorunluluklarda tercih edilir.Ayrıca, özellikle İngiliz ve Avustralya İngilizcesi’nde have got to, has got to kullanımları da vardır.

I have to be in the office at 09:00 every morning.
Her sabah saat 09:00′da ofiste olmalıyım.
Does she have to stay at home every night?
Her gece evde kalması mı lazım?
This has to be part of the original manuscript.
Bu, orijinal yazının parçası olsa gerek/parçası herhalde.

HAD TO 
Have to ve must’ın geçmiş zaman biçimidir. Tüm özneler için aynıdır.

I had to pay a fine.Ceza ödemek zorunda kaldım.
She had to catch the 5 o’clock bus 5 otobüsüne yetişmek zorundaydı.


OUGHT TO
Her ne kadar anlamında ‘zorunluluk’ varsa da daha çok tavsiye vermek için kullanılır.

We ought to tidy up before we go home. Eve gitmeden önce ortalığı toplamalıyız.
You ought to see her new film.  Onun yeni filmini git gör.
he started at 9, he ought to be here by now. 9 ′da başladıysa şimdiye kadar burada olması lazım.

NEED 
Bu sözcüğün iki kullanımı vardır. Birincisi, ‘gereksinim duymak’ anlamındaki bilinen fiil yapısı, ikincisi isemodal kullanımıdır.  

Need we stay this evening?Bu akşam kalmamıza gerek var mı?
I don’t think he need go just yet. Bence şimdi gitmesine gerek yok.
You needn’t tell Sally. Sally’ye söylemene gerek yok.
You needn’t have washed all those dishes. Bütün bulaşıkları yıkamana gerek yoktu.(= ama yıkamışsın)

 

 

İngilizce Modals” üzerine 3 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s