Prepositon (edat kullanımı)

 Exapmles : 

Ben londra’da yaşarım.
I live in london.

Ben akşamları dışarı çıkmam.
I don’t go out in the evenings.

Not: Günün öğelerinden(evening,afternoon,morning) önce (in) gelir. 

Ben nisan 1977’de doğdum.
I was born in april in 1977.

Not: Aylar ve yıllardan önce (in) gelir.

Yazları güneye gideriz.
We go to south in summers.

Not: Mevsimlerden önce de (in) gelir.

Odada 5 kişi vardı.
There were five people in the room.

Dün evde değildim.
I was not at home tamorrow.

Haftasonları erken kalkmam.
I dont get up early at weekend.

Not: weekend kelimesinden önce (at) gelir kalıptır.

Babam şu an işte.
My mather is at work now.

O hergün 6’da kalkar.
He gets up at six everyday.

O partide değildi.
He was not at the party.

Ben her zaman onun şakalarına gülerim.
I laugh at her joking everytime.

Not: Laugh at : birşeye gülmek manasında (at) ile birlikte kullanılır.

Ben teniste iyi değilimdir.
I am not good at tenis.

O ingilizce’de çok kötü.
She is very bad at english.

Not: good at ve bad at : birşeyde iyi olmak-kötü olmak manasında. (at) ile birlikte kullanılır.

Gece televizyonda seyretmem.
I dont watch Tv at night.

Not: (night,midnight,noon) gibi günün zamanalardan önce at gelir.

Ben sevgilim ile çok mutluyum.
I am very happt with my darling.

Masanın üzerinde bir vazo var.
There is a vase on the table.

Radyo’da her zaman onun programlarını dinlerim.
I listened to his programmes on radio everytime.

Not: Haberleşme araçlarında (-de) (-da) yaparken (-on) kullanılır. (on Tv, On the phone vs.)

O haftaiçi sıkı çalışır.
He works hard on weekdays.

Not: Kalıptır. Weekdays’den önce (-on) kullanılır.

Ben agustosta tatile giderim.
I go on holiday in agist.

Not: on holiday kalıptır. Tatile gitmek manasında.

Yılbaşında akrabalarımı ziyaret etmem.
I visit my relatives on christmas day.

Not: Özel günlerden önce (on) kullanılır.

O bir odada yaşar.
He lives on an island.

Ben 1 ocak 1977’de doğdum.
I was born on the first of january nineteen seventy seven.

O cuma günleri çalışmaz.
He doesn’t work on friday.

Eve hergün yürüyerek gidiyorum.
I go home on foot everyday.

Not: Go home/ come home kalıptır böyle kullanılır.

Bugün okula gitmek istemiyorum.
I dont want to go to school today.

Saat 10’da yatağa girerim.
I go to dat at 10.

O her zaman yabancı müzik dinler.
He listens to foreign music everytime.

Ben insanlarla konuşmayı severim.
I like speaking to people.

Ben 9’dan 6’ya kadar hergün çalışırım.
I work from nine to(until) six everytime.

Bu hediye senin için.
This gift is for you.

3 saattir seni beklemekteyim.
I have waited for you for three hours.

Not: Waited for : Birini beklemek manasında.

O 5 yıldır bir öğretmen olarak çalışmaktadır.
He has worked as a teacher for five years.

Hergün işe otobüse giderim.
I go to work by bus every day.

Kredi kartı ile ödemek istiyorum.
I want to pay by credit kart.

Not: Vasıta sözkonusu olduğunda ile yapmak için (by) kullanılır.

Bu gökdelen onun babası tarafından inşa edildi.
This ckyscraper was built by her father.

Göl kenarında bir eve sahibiz.
We have a home by the lake.

O yaklaşık olarak 40 yaşında.
He is about 40 years old.

Bu konu hakkında konuşmak istemiyorum.
I dont want to speak about this matter.

Ağacın altında hiç kedi görmüyorum.
I cant see only cats under the tree.

Şöminenin önünde çok şirin bir kedi var.
There is a lovely cat in front of the freeplace.

Bizim evimiz hastane’nin yanında.
Our home is near the hospital.

Banka ingilizce kursumuzun bitişiğinde.
The bank is next to our english course.

Seda savaşın arkasında.
Seda is behind savaş.

Postane süpermarket ile evimizin arasında.
The post office is between the supermarket and our home.

Ağaçlarında arasında kocaman bir ev gördüm.
I saw a big home among trees.

Not: Between ile among arasındaki fark : between iki şeyin arasındadır. Along : birçok şeyim arasında manasındadır.

By: kenarında Under: altında İn frontf of : önünde Behind: arkasında Between : arasında
Abot: yaklaşık About: hakkında Near: yanında Next to : bitişiğinde Among : arasında
Preposition : edat Christmis: yılbaşı İsland: ada Pay: ödemek
Outside: dışarı,dış Hard: sıkı Foot: ayak Build: inşa etmek
Room: oda Weekdays: haftaiçi On foot: ayakların üzerinde,yürümek Skyscraper: gökdelen
Season: mevsim Table : masa Listen to: bir şeyi dinlemek As : olarak
Joke : şaka Vase : vazo Speak to : biriyle konışmak Lake : göl
Laugh : gülmek Darling : sevgili Talk to : biriyle konuşmak Matter :konu
Get up: kalkmak Noon: öğle vakti Gift: hediye Any : hiç
Wake up : uyanmak Midnight : gece yarısı Present: hediye Wait for : bir şeyi beklemek
Tree :ağaç Sweetie: tatlım Course: kurs
Fireplace: şömine Lovely: şirin Post Office: postane Hospital : hastane

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s