The – a – an kullanımı

The – a – an kullanımı
Biz Türkler için a, an ve the nın kullanımının biraz zor olması Türkçemizde böyle bir kullanımın ayrıntılı bir şekilde olmayışındandır. A, an ve the isimlerden evvel kullanılır. İngilizcede cümle içerisinde isimler normalde başında bir belirteç olmaksızın yanlız başlarına kullanılmazlar.

Mesela biz dilimizde “Ben öğretmenim” deriz, ama İngilizcede bu cümlenin tam kelime karşılığıyla “Ben bir öğretmenim” olması lazımdır.“Soba aldım” demek istiyorsunuz “Ben bir soba aldım” demek zorundasınız.

“A” ve “an” sadece sayılabilen isimlerden önce, “the” ise hem sayılabilen ve hem de sayılamayan isimlerden önce kullanılır.

Example :

Bu mağazada çok gelişmiş bir bilgisayar var.
There is a very high configured computer in this store.

Çoçuğum yok çünkü evli değilim.
I dont have a child. Because I am not married.

Markete gidiyorum birşey ister misin ?
I am going to the supermarket do you want anything ?

Not: Yukarıda marketten önce (-the) gelmesini sebebi ; speaker(konuşan) ve listenar(dinleyen) ikisi de marketi biliyor
Bilinen belli yerlerden önce gelir (-the) gelir.

O iki çoçuğa sahip. bir kız ve bir erkek.
Kız yedi yaşında erkek dokuz yaşında
She has two children. a girl and a boy.
The girl is seven the boy is nine.

Not: Yukarıda yine bilinen tanınan kız ve erkek olduğu için (-the) geldi.

O bir mimardı.
He was an architect.

Ben bir üniversite öğrencisiyim.
I am a university student.

Bir saattir kız arkadaşımı bekliyorum.
I have waited for my girlfriend for an hour.

Hiç atlantik okyanusunu gördün mü ?
Have you ever seen the atlantic ocean ?

Not: Deniz ve okyanus isimlerinden önce (-the) gelir.

İngiliz müzesini ziyaret etmek istiyorum.
I want to visit the british museum.

X çok eğitimsel bir gazete.
The X is a very educational newspaper.

Not : Gazete ve özel bazı isimelerden önce de (-the) gelir.

Ben londra’da iken X otelinde kalacağım.
I will stay at the X hotel while I am in london.

Güneş dünya’dan daha büyüktür.
The sun is bigger than the word.

Not : Güneş ve dünya burada terim olarak kullandığı için (-the) geldi.

Dünyadaki tüm çiçekleri görmek istiyorum.
I want to see all flowers in the world.

Gelecek yaz ürdün’e gideceğim.
I will go to jordon next summer.

İstanbul muhteşem bir şehir.
İstanbul is a fantastic city.

İngilizce konuşmak istiyorum.
I want to speak english.

Her zaman X dergisini satın alır.
He buys X magazine every time.

Not : Şehir,dil,dergi isimlerinden önce (-the) gelmez.

Dün henry ile akşam yemeği yedim.
I had dinner with henry yesterday.

Not: have dinner → akşam yemeği yemek anlamına gelir. 

Seni X istasyonunda bekleyeceğim.
I will wait for you at X station.

Not: istasyon durak isimlerinden önce (-the) gelmez.

Store : mağaza Architect : mimar Newsaper : gazete Summer : yaz
Marry : evli Children : çoçuk Visit : ziyaret etmek Buy : satın almak
Child : çoçuk Have : sahip olmak Want : istemek Sell : satmak
Anything : hiçbirşey Hour : saat Stay : kalmak Breakfast :kahvaltı
Something : birşey British : ingiliz All : tüm Luch : öğle yemeği
High configured : gelişmiş Waited for : bir şeyi beklemek Educational : eğitimsel Dinner : akşam yemeği

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s